O kısa zaman içinde, dijital bir ortama nasıl bir iz bıraktığını gördüğünde kadın, rahatsız olduğunu gizlemedi. Eksik olanı görmüştü sanki Oysa adam, olan ne ise onunla beraberdi. Kadının bunu bilmesini istemedi
Adam ışık yakalama oyununu kendi kendine sürdürüyor, kadının bu oyunda yer almak isteyip istemediğini bilmiyordu...Aylardır gerilen ok hedefine doğru yol alırken adam şimdilik burada, yanyana ve birlikte kalabilmekten fazlasını düşünemiyordu. Dediği gibi yazarın, "şimdi, işte, O." * halindeydi ruhu...
Adamın içinde uzun sessizlikler oluyordu. Keyifle seyrediyordu, sessizliğini. Aklından geçen cümlelere dokunmuyor, onları sıraya dizmeye çalışmıyordu. Nereye dökülürse sözcükler orada kalıyordu. Bu dağınıklık, adamın coşkusunun altında ezilip gidiyordu, ki kadının cesaretle adlandırdığı ruh halinin görünümü tam da böyleydi...
Sık rastlanmaz bir durumdu, adamın masayı değiştirmek istemesi. Neden üşüdüğünü sorgulamayı düşünseydi, belki buna gerek kalmazdı.. Mekanın diğer bir köşesinde tekrar buluştular. Kadının duvarları yükseldi o an, adam öyle düşündü nedense... Sırtını duvara verdi kadın, ayaklarını uzattı aralarındaki boşluğa
Adını bilmediği şarkılar çalıyor artık, adamın...
Olmadık yerde, neye ihtiyacı olduğunu söylüyor adam. Sormayı bilen kadınların neler söylemek istediklerini bildiğini de göstermeye çalışarak. Herşeyin olmasına izin veriyor adam, ertesi gün neyin içini acıtacağını bilerek.... Şimdi sizin bilmek istemeyeceğiniz başka cümleler de kuruyor sonra adam; kadının sözleri suskunluklarından fazla değil...
Işık yakalama oyunu adamın, O'nun ruhuna dokunmasına engel olduğundan mıdır, adam kadına bugün için söyleyebileceği en değerli sözü söylüyor.. .ve kadın, duvarlarını küçültüp masaya yaklaşıyor...adamın sağ eli kadının saçlarında, ürkek...
neler yapabileceğini bilen birinin, hiçbir şey yapmadan kalmak istemesi gibi eksik bir dokunuş adamınki... kadının ne anladığı hakkında hiçbir fikri yok. Aylardır alıştığı uzaklıktan kurtulamadığından, işte tam da yanında durduğu kadın, bilemiyor hala belki de...
kadın diyor ki: hastayım, gitmeliyim...
sanki hiç bitmeyeck sandığı bu yanyana olma / durma / susma / kalma anından birden uyanan adam, panikle son dakikalara kadar kadına, geceye sığmayacak kadar şey anlatmaya çalışıyor. hiç başlamaması gereken şeyler başlıyor. Hiç söylenmemesi gereken değil, ama şimdi söylenmese iyi olur sözcükler dilinin üstünde canını yakıyorlar adamın. Bencillik günündeki adam, cesur olmanın verdiği saflıkla bırakıyor telaşla kelimeleri, ki aynı anda elerinin arasında kadın...
Gitmenin olumsuz hali kadının kulaklarında şimdi. Kadın eksik yanlarını düşünerek birşeyler söylüyor. Adam hepsini anlıyor ama sadece içinden onaylıyor kadını, yüzüne inatla başka şeyler söylüyor... o bildik mide ağrıları başlayacak az sonra
kadın, hızla tükettiği şeylerden kalan yorgunluklarını anımsıyor ve bunu şimdi yinelemek istemediğini düşünüyor... zaman bitiyor...
Kadın gidiyor...adam aynı anda gidiyor.. Adam giderken avuçlarını öpüyor; kadın bunu görse, neden yaptığını anlardı...
adam kendini acı çekeceği yatağa götüren otobüste ilerlerken, teknolojik dokunuşlara devam ediyor.. kadın diyor ki, söyleseydin el sallardım pencereden, sen geçerken...Adam, saatlerdir tutamadığı ellerin kendine sallanmasını isteyip istemediğini düşünemiyor...
Arkadaş odasına kendini kapattığı anda anlıyor ki, bu ev O kokuyor; sabaha kadar kabus...
Aynı anda kadın uyuyor - iyi yapıyor zaten...
* oruç Aruoba - hani





Maybe you want to take a look:
January - my Favourites
--
Previous Page1234Next Page